Ağustos 2019
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

"Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir."

SONGÜL DÜNDAR

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic
Songul Dundar
07
Haz
2010
İSRAİL DEVLET TERÖRÜ!
songül Dündar tarafından yazıldı   

İnsanlık suçu?

Devlet terörü?

Masum insanların katili?

Bu vasıflar ve daha fazlası; İsrail için kullanılmaktadır.

Hem de taraflı tarafsız, dünyanın büyük bir bölümü tarafından.

Aklıselim aydınlar, din adamları, siyasetçiler bu şekilde vasıflarla tanımlıyor israil?i.

İsrail, Gazze?ye insani yardım malzemesi götüren 6 gemilik bir filoya kanlı bir şekilde baskın yaparak insanlık suçu işlemiştir. Bu eylem yıllar yılı İsrail?e verilen tavizlerin bir sonucudur. Bu durumun bütün insanlığa ders olması gerekir. Özellikle İsrail?e destek olan ülkelere ders olması gerekir.

Her din ve her görüşe sahip 32 ülkeden temsilcinin bulunduğu yüzlerce barış gönüllüsü Filistin?de acı ve açlık çeken çoğu kadın ve çocuk olmak üzere yüzlerce insana insani yardım götürürken, ulvi bir amaca hizmet ettikleri ortadadır. Bu insanlar, canları pahasına aciz insanlara yardıma koşarken İsrail Devleti ve İsrail askerleri tarafından birer birer kurşuna dizilmeleri devlet terörünün en belirgin görüntüsüdür.

 
12
Arl
2012
İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİ
songül Dündar tarafından yazıldı   

 

İnsana değer veren,

İnsana özgürlük sunan,

İnsana eşitlik tanıyan bildiridir.

İnsanlar arasında ırk, din, renk, yaş, cinsiyet ayrımı yapmadan sevgi, saygı, dostluk duygularını geliştirmek, insanın insan olma haysiyeti ile sahip olması gereken hakların hepsine birden ?İnsan Hakları? denir.

 
26
Ağu
2015
CAN SAĞ İKEN YURT VERMEYİZ DÜŞMANA!
songül Dündar tarafından yazıldı   

30 Ağustos Zafer Bayramı...

Kurtuluş Savaşımızın zaferle sonlandığı gün...

Düşmanın vatan topraklarından kovulduğu gün...

Mustafa Kemal Atatürk'ün muzaffer olduğu gün...

Elbet ki bu günlere gelmek kolay olmadı.

Halk deyimiyle Yedi düvel, literatür ifadesi ile Emperyalistler, vatan topraklarını kuduz çakallar gibi parçalamış, lime lime etmiş ve paylaşmışlardı. Vatanın etini yemişler, kemiklerini kemiriyorlardı. Onlar için, bir kürdan alıp dişlerini kurcalamaya çok az kalmıştı. Son lokma diye zannettikleri o parçacıklar, fışkırıp koca bir çınar olmayı bekleyen, birer vatan uzuvlarıydı. Küllerinden doğdu bu kutsal topraklar...  "Misak-ı Milli" sınırları ile çevrili bölünmez bir vatan oldu. Ete kemiğe büründü "Türkiye Cumhuriyeti" olarak göründü.

Elbet ki kolay olmadı bu günlere gelmek.

 
20
May
2013
ÖĞRETMEN VE MİLLİ GÜREŞÇİ POLAT AYDIN
songül Dündar tarafından yazıldı   

 

 

ÖĞRETMEN VE MİLLİ GÜREŞÇİ POLAT AYDIN

 

Öğretmen

Pehlivan

Milli Güreşçi

Polat Aydın,

1952 yılında Artvin’in Şavşat ilçesi Pınarlı(eski adı Suloban) köyünde doğdu. İlkokulu köyünde ortaokulu şimdiki adıyla Kazım Karabekir Anadolu Öğretmen Lisesi olan, Kazım Karabekir Öğretmen Okulunda(Cılavuz) okudu. Köy çocuklarını abideleştiren bir bilim yuvası olan Cılavuz’dan 1970 yılında mezun olarak öğretmenlik mesleğine başladı.  Cılavuz mezunu olan bir öğretmen göreve başladığında; yeteneği doğrultusunda aynı zamanda bir sağlıkçı, bir müzikçi, bir sporcu, bir terzidir. Hele herhangi bir alanda yeteneği varsa o dalda en iyi şekilde yetiştirildi. Cılavuz; Bilim adamı olan, yazar, şair, ozan olan… Öğretmen, doktor, mühendis olan… Hukukçu, ekonomist, işadamı olan… Pehlivan olan… Mezunlarıyla ünlü bir okuldu. Bu mezunlardan öğretmen olarak göreve başlayan Polat Aydın’ın güreşe ilgisi lise yıllarında başladı. Polat Aydın’ın spora, güreşe olan tutkusu nedeniyle 1976 yılında öğretmenlik mesleğinden ayrıldı. Haydarpaşa Demirspor Kulübü’nde spora başladı. Öğretmen okulunda da severek çalıştığı “Güreş” dalında kendini iyice geliştirdi. Bu kulüpte sporcu ve idareci olarak 1996 Eylül ayına kadar çalıştı. Çok sayıda derece ve ödüller aldı. Öğrencilik ve öğretmen olarak çalıştığı yıllarda güreş dalında birincilik, ikincilik ve üçüncülük dereceleri bulunmaktadır.

 
28
Mar
2016
KÜTÜPHANE…
songül Dündar tarafından yazıldı   

 

Ambar: Hububat Evi…

Ahır: Hayvan Evi…

Garaj: Araba Evi…

Kütüphane: Kitap Evi…

Türkçeye yerleşmiş olan Kütüphane sözcüğü: Arapça kökenli Kütub, yani kitaplar sözcüğü ile Farsça kökenli hane (ev) sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşmuş ve “Kitap Evi” anlamına gelmek üzere; “Kütüphane” olarak hayatımıza yer etmiştir.

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 72