Nisan 2021
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930 

"Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir."

SONGÜL DÜNDAR

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic
04
Kas
2009
Daha Çok Demokrasi
Songül Dündar tarafından yazıldı   

Ekonomik insan mı?
Siyasal İnsan mı?                                      
İktisatçılar insana ekonomik açıdan bakarken, düşünürler tamamen siyasal açıdan bakıyorlar.
İnsan, yaşamını devam ettirebilmek için daima en iyiye yönelir. Hem ekonomik, hem siyasal yönden?
Ve insan,
Kendisi için sürekli en doğruyu seçer. Hem ekonomik, hem siyasal yönden?
Bu seçimi yapan insanoğlu, kendini yöneten insanın da en adaletlisini, en doğru ve güvenilir olanını seçer. İşte bu durum bizi, Aristo?nun çizdiği ?Siyasi Kimlik? gerçeğine götürür.
Siyasal kimlik; ancak ve ancak ?Demokrasi ?ile taçlanabilir. .

 


Demokrasi;  
En kısa tabiriyle ?Halk İktidarı? demektir. Demokrasi olabilmesi için; kanunların herkes için aynı olması, devlet işlerine katılmada ve siyasal iktidara katılmada eşitlik olması gerekir.
Demokrasi; halkın halk tarafından yönetilmesi şeklindeki coşkunluk uyandıran ve hitabette işe yarayan tanımlamanın dışına çekilmelidir ve gerçekçi olmalıdır.
Çünkü: Bir halkın tamamının kendi kendini yönettiği hiçbir zaman görülmemiştir ve görülmesi de mümkün değildir. Bu gerçeği Rousseau şöyle dile getirmiştir: ?Kelimenin tam anlamıyla gerçek demokrasi hiçbir zaman mevcut olmamıştır ve olamayacaktır. Çoğunluğun yönetmesi ve azınlığın yönetilmesi doğal düzene aykırıdır.?
Düşünürün söyledikleri de dikkate alındığında, demek oluyor ki; Demokrasiyi klasik ?Halk İktidarı? anlamında hayat bulan fanteziden sıyırıp, daha gerçekçi bir tanımını yapmak gerekiyor. Gerçek demokrasi ve daha çok demokrasi başka bir şeydir. Daha mütevazı ve daha gerçekçi bir durumdur. Bu, her şeyden önce; ihtilal sonrası Fransa?nın 1793 kurucu meclisi?nde ifade edildiği gibi; ?halk için ve halkın her kesimi için özgürlük? olarak tanımlanabilir. Bir başka basit ve gerçekçi tanımda ise Batılı Düşünürler tarafından Demokrasi; ?yöneticilerin dürüst ve serbest seçimle seçildiği rejim? olarak ifade ediliyor.
Bütün bu tanımlardan sonra, Demokratik Rejimi matematiksel bir ifadeye dökmek mümkün olabilir. O matematiksel formül de ancak şöyle ifade edilebilir: Demokrasi=yönetenlerin halka dayanan meşruluğu ve halk karşısındaki sorumluluğu+yönetilenlerin yöneticileri seçme, denetleme ve devlet yönetiminde görev alabilmesi erki+hukukla düzenlenmiş çevre+haklar ve özgürlükler.
Böylece Demokrasinin modern rejimler içerisinde en iyisi olduğu sonucuna ulaşmak mümkündür. Ünlü düşünür Aristo, her ne kadar demokrasiyi  ?çığırtkanların ve demogogların at koşturduğu rejim olarak görse de, insanların Demokrasi hususundaki heyecanları ve ilgileri sürmektedir.
Bu heyecanı kamçılamak için ve daha çok demokrasi için; kamuoyu açık hale getirilmeli ve her fikir tartışılmalıdır. Zararlıyı, kötüyü ayıklamak kamuoyunun hakkı olmalıdır. Demokrasilerde; bir sınıf, iktidar veya bir zümre, kendini kamuoyunun yerine koyup doğruyu ve yanlışı belirleyemez. Böyle bir yetkisi olmadığı gibi, bu durum; demokrasinin ruhuna da aykırıdır.
Demokratik rejimde; güven unsuru rejimin iskeletini teşkil etmektedir. İnsanlar; hem yöneticilere güvenmeli, hem de kendilerini güven ve huzur içinde hissetmelidir. 
Demokratik rejimde iktidarın halktan kopmaması, her hangi bir menfaat grubunun güdümünde olmaması büyük önem arz eder. Demokrasi rejiminin sağlıklı olması, menfaat gruplarının üzerine değil, halkın vicdanına oturmasıyla mümkün olur 
İşte ?Daha Çok Demokrasi?den anlaşılması gereken de bu olmalıdır.