Nisan 2021
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930 

"Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir."

SONGÜL DÜNDAR

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic
16
Kas
2009
Zonguldak Ereğli Salihli ve Sarıkamış Deniz Şehitleri Anıtı
Songül Dündar tarafından yazıldı   

Sarıkamış nere? Ereğli nere?

Diyesi geliyor insanın...

Biri Kars, diğeri Zonguldak...

Allahuekber Dağları'ndaki şehitler için, Kandilli açıklarının ne alakası var?

Diye düşünebilir insan...

Acı bir tarihi gerçek ortaya çıkıncaya kadar, bu iki yeri kaderin bir araya getirebileceğine kimsenin ihtimal vermesi asla mümkün değildir.

1914 yılında Sarıkamış’ta donarak şehit olan 90 bin askere kışlık giysi, erzak ve mühimmat götürmek için İstanbul’dan Trabzon’a doğru yola çıkan, içinde 3 bin asker bulunan 3 gemiyi Ruslar 7 Kasım’da Zonguldak Ereğli’sinin Kandilli açıklarında batırdılar.

Birinci Dünya savaşı’nın başladığı yıl olan 1914’te Osmanlı İmparatorluğu, Rusya’ya karşı savaşmaktaydı. Osmanlı ordusu bu savaşın en ağır mağlubiyetlerinden birini, “Kafkas Cephesi”nde Sarıkamış’ta almıştı. Tarihe “Sarıkamış Faciası” olarak geçen olayda, bölgeye yazlık üniforma ve ayaklarında çarıklarıyla gönderilen 90 bin askerimiz, kara kışın aniden bastırmasıyla Allahuekber Dağları’nda donup şehit olmuştur.


“Sarıkamış Faciası” ile ilgili birkaç yıl önce öğrenilen başka bir acı gerçek; dedelerini bu faciada yitirmiş olan, dünyaca ünlü Kalp ve Damar cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez’in bu olayın unutulmaması için “Sarıkamış Dayanışma Derneği”nin kurulmasına ve olayın araştırılmasına öncülük etmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Yapılan çalışma ve araştırmalar sonucunda tarihçileri bile şoke eden bir belgeye ulaşılmıştır. Bu belgeye göre:

Dönemin Genel Kurmay Başkanı Enver Paşa, silah arkadaşlarının itirazlarına rağmen yaklaşan kara kışı hesaba katmadan, Kafkas Cephesi’nde Ruslarla savaşmak için 100 binden fazla asker gönderme kararı almış ve hemen göndermişti. Askerler gönderildikten kısa bir süre sonra kış bastırmıştı. Asker üniformalarının kış koşullarına uygun olmadığını fark eden Enver Paşa, verdiği kararın yanlışlığının da farkına varmış ve donanma komutanına bile haber vermeyecek kadar acele bir şekilde, Sarıkamış’a gönderdiği askerlere kışlık üniforma, erzak ve mühimmat götürmesi için, 3 yük gemisini hazırlattı. Enver Paşa’nın planına göre içinde 3 bin asker, 3 keşif uçağı ve istihbarat teşkilatı bulunan gemi, Trabzon Limanı’ndan Erzurum’a, oradan da Sarıkamış’a gidecekti.

Bir büyük hata daha yapılmıştı. Savaş yıllarında yola çıkan bu yük gemilerine eşlik eden tek savaş gemisi dahi verilmemişti. Bezm-i Âlem, Bahr-i Ahmer ve Mithat Paşa adlı bu 3 yük gemisi Trabzon’a doğru yola koyuldu. Korumasız yol alan 3 gemi Zonguldak açıklarına geldiklerinde Rus savaş gemilerini karşılarında buldular. Zonguldak kömür ocaklarını bombalayıp geri dönmekte olan Rus savaş gemileri, korumasız Türk yük gemilerine, bir an bile tereddüt etmeden ateş açtılar. Her 3 gemi de içindeki 3 bin asker ve yükü ile birlikte, 7 Kasım 1914 yılında sabah yediyi çeyrek geçe Zonguldak Ereğli’sinin Kandilli açıklarında sulara gömüldü. Bu 3 gemi Sarıkamış’a ulaşmış olsaydı; belki de Allahuekber Dağları’ndaki 90 bin asker donarak şehit olmayacaktı.

“Sarıkamış Deniz Şehitleri” olarak anılan kahraman 3 bin şehidin aziz ruhları önünde saygı ile eğiliyor, 7 Kasım 2009 Cumartesi günü, Zonguldak Ereğli Sahili’ne dikilmiş olan “Sarıkamış Deniz Şehitleri Anıtı”na emeği geçen herkesi saygı ile selamlıyorum.

 

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile