Nisan 2021
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930 

"Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir."

SONGÜL DÜNDAR

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic
21
Şub
2011
KÜRESEL ISINMA VE KARS
songül Dündar tarafından yazıldı   

 

 

 

Hani tanıdık cümleler var ya!

Nerde o eski günler?

Nerde o eski bayramlar?

Nerde o eski komşuluk?

Ve

Son yıllarda kulağımızı yeni bir ?nerde? sorusu tırmalamaya başladı.

Nerde o eski kışlar?...

Evet nerde o eski kışlar?

?Nerde? diye başlayan keşkelerin çoğu belki göreceli sözlerdir ve soyut kavramlardır.

Ama,

?Nerde o eski kışlar?? Somuttur ve gözle görünendir.

 

 

 

 

Kars gibi, adeta kar ve kışın memleketi olan ilimizde dahi, Ocak ve Şubat aylarında bile eski kışlar yok artık. Kış ortasında yazdan kalma günler yaşanmaktadır. O eski kışlar bizim çocukluğumuzda kaldı. Artık hafızalarımızı süslüyor. Çok gerilerde değil, 10-15 yıl öncelerini hatırlıyorum. Ocak ve Şubat aylarında yaşanan, inanılmaz kar çilesi ve aylar boyunca yolları kapalı köyler? İnsan boyuna ulaşan karlar?   

       Kışların eskisi kadar şiddetli geçmemesini bilim adamları küresel ısınmaya bağlıyor. Doğal olarak Kars?ımız da küresel ısınmadan etkilenmiş durumdadır.

        Karslılar, küresel ısınmanın ve bölgede yapılan barajların etkisiyle son yıllarda, kış ortasında yazdan kalma günlere tanıklık ediyor. Hafızalarımız kontrol edersek, özellikle 2000?li yılların öncesindeki Ocak ayı da dâhil, ağır kış koşullarını hatırlarız. Kapanan köy yolları, yol açma çalışmaları, tipiden dolayı yolları kapanan köylerde doğum yapan kadınların kurtarılması? Kar ve tipi manzaralarını hatırladıkça son yıllardaki kış kıyaslaması yapmak geliyor insanın içinden. Zaman zaman ?oh?, zaman zaman ?ah? çekmemek elde değil. İnsan, sıcak havalara hem seviniyor, hem de eski kış koşullarını özlüyor.

       Son yıllara kadar, özellikle 2000 öncesi yıllarda Ocak, Şubat aylarında kışlık elbiselerimizle bile dışarıya çıkamazdık. Şimdi ise yazlık giysilerimizle dışarıda dolaşabiliyoruz. Sert kışlara duyduğumuz özlem de burnumuzda tütüyor.

       Kim ne derse desin, bizim nesil yaşadığı şiddetli kışlar, adam boyu yağan kar, insanı korkutan buz sarkıtları, göz gözü görmeyen tipiler bambaşka idi. Vaktiyle Kars çayı boydan boya donar, 3-4 ay kalın buz tabakası tutardı. Kars çayı kenarındaki köylerden at kızakları ile kilometrelerce buz üzerinde Kars?a gelinirdi. Çocukluğumdaki bu tür yolculuklarımı dün gibi hatırlıyorum. Günümüzde Çıldır Gölü?nün buzu da olmasa, anlattıklarımıza kimseyi inandırmak mümkün olmazdı.  

      Eski yıllardaki kışlar bir başka idi. Sabah kalkarsınız, ev boyu kar yağmıştır. Dışarı çıkmak mümkün değildir. Elinize kürek alıp kar küreyeceksiniz. Bu şekilde açılan çığırların iki tarafındaki karların aylarca kaldığı olurdu. Sadece yollar mı? Çıkıp evlerin üstündeki damları da küremek gerekirdi. Yoksa adam boyu karın ağırlığı ile evin damı çökerdi. Yağan karların üstünden birkaç gün geçince, her taraf buz tutar ve bahar mevsimine kadar çözülmezdi. Buzların üstünde, gençler bol bol kayarlardı. Kayakla ve kızakla?

    Ah o günler!

    Nerde şimdi eski kışlar?..

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile