Nisan 2021
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930 

"Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir."

SONGÜL DÜNDAR

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic
28
Haz
2011
HÜR ANA'DAN AYŞE PAŞALI'YA
songül Dündar tarafından yazıldı   

 

 

Aile içi şiddet,

Toplumsal tepki,

68 kuşağı

78 kuşağı

ve

sonrası?

Konu ile ilgili ?Savaşların kadını romanından? ;

       ?Hür Ana?nın köydeki komşusu Hacer Hala?ya, kocası tarafından şiddet uygulanmıştı. Her tarafı mosmordu ve yataklara düşmüştü. Köydeki komşu kadınlar toplanıp geçmiş olsuna gittiklerinde ?inek tepti? diye inkâr etmişti. Kocasından dayak yediği ortaya çıkınca, köyde bir daha aile içi şiddetin olmaması için eylem yapmaya karar verdiler. Öyle ya! Köy kadınları aile içi şiddetin kanunen yasak olduğunu Hür Ana?dan öğrenmişlerdi. Karşı koymanın yolunu da üniversiteli oğlundan öğrenmişlerdi. Hemen eyleme geçmek üzere karar aldılar.

 

 

 

 

         Hür Ana?nın çağrısı üzerine, ertesi gün köyün bütün kadınları toplandı. Kadına yapılan aile içi şiddete son verilmesi için eylem yapmaya ve uygulamaya, oy birliği ile karar verildi.

         Sıra eylemin ne olması gerektiğine gelmişti. Önerilerden biri, hiçbir evde yemek yapılmaması idi. Erkeklerin yemek bahanesi ile şehre kaçacağı düşüncesiyle bu önerinin tutarlı olamayacağı düşünüldü. Çamaşır yıkamamak, bulaşık yıkamamak gibi öneriler de uygun görülmedi. Nihayet, uygulanan şiddetin ağırlığına göre, erkeklerin yatağa yaklaştırılmamasına karar verildi. Köyün bir kadınının dahi maruz kaldığı şiddet karşısında, tüm köy kadınlarının bu kararı aynen uygulaması prensip olarak benimsendi. Hacer Hala?ya uygulanan şiddet nedeniyle, o günden itibaren hiçbir kadının üç ay boyunca kocasını yatağına yaklaştırmamasına oy birliği ile karar verildi.

          Böyle bir demokratik eylem karşısında köyün tüm erkekleri şaşkına dönmüştü. Bunca yıllık köyde, buna benzer bir kitlesel eylemle ilk defa karşılaşıyorlardı. O güne kadar karısını dövmek bir yana; kolunu, bacağını kıran bile vardı. Ama bu tür kitlesel bir tepki ile karşılaşmamışlardı. Kadınların bu güne kadar göstermedikleri tepkiyi şimdi göstermelerinin sebebi ise, yeni bilinçlenmiş olmaları ve akıllarının başlarına yeni gelmiş olmasıydı.

          Kadınlar, kitlelerin isteklerini birkaç özet sözcükle duyurmanın sloganla mümkün olduğunu ve bunun da bir demokratik format olduğunu dahi öğrenmişlerdi. Toplandıkları harman yerinde slogan bile atıyorlardı.

 ?Yaşasın kadın hakları?

?Aile içi şiddete hayır?

         Aldıkları kararı başarı ile uyguladılar ve o günden sonra hiçbir kadın bir daha şiddete maruz kalmadı. Bu eylem; köy kadınlarının uğradığı aile içi şiddete karşı yapılan ve sonuç alınan ilk kitlesel eylemdi.?

        Yazmış olduğum ?Savaşların Kadını? romanımda geçen bu olay; 68 kuşağının uzantısı olan 78 kuşağına ait ve onların bilinç kazandırdığı gerçek bir olaydır. Bu ve buna benzer olaylar karşısında toplumun ortaya koyduğu bu tür toplumsal tepkiler sayesinde ölümlü olayların önünün kesilmiş olabileceği bir gerçektir. 12 Eylül 1980 sonrası apolitik toplumun böyle bir tepkisi söz konusu olamadığından acı olaylara sık rastlanır oldu.

         İşte, toplum hafızasına derin çizgilerle kazınmış olan ve kocası tarafından öldürülen Ayşe Paşalı?ya ait bir gazete haberi: 

         ?Kadına yönelik şiddetin sembolü haline gelen Ayşe Paşalı cinayetinin karar duruşması öncesinde İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere Türkiye?nin birçok yerinde nöbet tutan kadınların eylemi devam ediyor. ?Türkiye?de günde en az üç kadın öldürülüyor.? Diyen konuşmacı ve kadına yönelik şiddete karşı platformu adına konuşan temsilci,  bu gün Ayşe Paşalı?nın karar duruşması var. Biz, Ayşe Paşalı vesilesiyle aslında kadınlar evde şiddete maruz kalıyoruz ve bu şiddetin sonu, burada olduğu gibi ölüme kadar gidebiliyor.?

         Ayşe Paşalı?nın karar duruşmasından içinde bulunduğumuz güne kadar aramızdan nice Ayşe Paşalılar ayrıldı.

         12 Eylül 1980 öncesinde Hür Ana, şiddet olmadan tepki koyup belki muhtemel kadın ölümlerini engellemiştir.

         12 Eylül 1980 sonrası (günümüzde) ise; Ayşe Paşalı öldürüldükten sonra tepki gösterilmiştir.

         Hür Ana?dan Ayşe Paşalı?ya nelerin değiştiği açık değil mi?