Nisan 2021
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930 

"Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir."

SONGÜL DÜNDAR

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic
07
May
2013
SONGÜL DÜNDAR ÖĞRETMEN YAZAR
songül Dündar tarafından yazıldı   

Araştırmacı yazar,şair Orhan Bahçıvan'a "SONGÜL DÜNDAR ÖĞRETMEN YAZAR" başlıklı yazısı için teşekkür ederim.


Öncelikle geç kalan bir yazının özrünü dilemek istiyorum. Yine istiyorum ki bu yazı Kars şehrinin yetiştirdiği bir kadın yazarın sesine yanıt olsun.


Yazın dünyasında bir gelenektir. Önce yazarın yaşamı hakkında bilgi ediniyorum. Bu bilgileri kendisine özgü olan internet web sitesinden okuyorum. Sonra kopyalayıp yazının bu bölümüne aktarıyorum. Amacım öğrendiğim bilgileri siz değerli okuyucularla paylaşmak.


Buyurun Songül Dündar kimmiş okuyup öğrenelim:

 


Songül Dündar:


»1955 yılında Kars?ın Merkez Dikme köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu ve liseyi şimdiki adıyla Kazım Karabekir Anadolu Öğretmen Lisesi olan Cılavuz Öğretmen Okulunda okudu.


Cılavuz Öğretmen Okulunun son sınıfındayken, okuldaki başarısından dolayı, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu?na seçildi. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Lisans bölümünü bitirdiği yıl, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu Lise öğretmenliği diplomasını aldı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Kimya Yüksek Mühendisliğini bitirdi. Ancak öğretmenlik mesleğini tercih etti.


Öğretmenlik yaptığı ilk görev yeri, Ankara-Hasanoğlan öğretmen okuludur. Daha sonra, Ankara-Mustafa Kemal Lisesinde kimya öğretmeni olarak çalıştı. Uzun yıllar, Ankara-Ayrancı lisesinde kimya öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra, emekli oldu.



Yazar, kendi branşında sayısız başarılara imza atmanın yanı sıra, çeşitli halk kültürü programları, halk kültürü dergileri ve halk kültürü kitaplarına danışmanlık yapmıştır.


Süreli yazılarına köşe yazarı olarak devam etmektedir. Yayınlanmış ?Şoför Ağa? adında bir öykü kitabı , ?Savaşların Kadını? ve "Cezo Gardaş" adında iki romanı bulunmaktadır.


Songül Dündar; evli ve iki çocuk annesi olup, Halk Ozanı olan eşi Âşık Dündar da kendisi gibi öğretmendir.«


Çağdaş yazar olmanın kuralları vardır. Bu kurallar insanlık tarihinin çizelgesinde insanlığın yaşamında bilinir. Asya topraklarının insanı kendine has bir kültür mirası taşırlar. Bu kültür mirası içinde, batı kültüründen farklı olan yanları vardır.


Yazar bir kadınsa, Asya toprağının insanıysa, hele birde bu Kafkas dağlarının havasını soluduysa, Kafkas masallarıyla, Kafkas ezgileriyle, Kafkas destanlarıyla büyüdüyse mutlaka anlatacağı çok güzel hikâyeler vardır.


Çağdaş yazar ister kadın ister erkek olsun, benim için geçerli olan yanı düşünce bazında yazı yazarken, gerçeklerin üstüne acımasızca basan, korkusuzca sözcükleri savuran yürektir.


Çağdaş yazar ister şiir olsun, ister roman olsun insan yaşamına korkusuz bir yorum getiren, var olan ezberleri bozan, düşünceleri altüst eden yazardır.

Yazı yazmak, pasif bir olay değildir. Yazı yazmak bir tepkidir. Özünde bireysel görünse de o bir başkaldırıdır.



Yazarın kendi yaşadığı öz dünyasıyla hesaplaşmasıdır. Bu hesaplaşma, zamanla eski değerlere yönelen bir haykırıştır. Bu haykırış yazılan her sözcükte kendini bir direniş biçimiyle sorgular.


Bazen bu sorgulama ve kendi iç bünyesinde, yeni değerler taşır. Yeni tanımlar oluşturur. Oluşan bu değerler ve tanımlar, bir bakıma yazarın güncesini su yüzüne taşırken, gelenin gidene karşı direnişidir.


Yazma işlemi yazarın düşüncesinin halkla olan iletişimidir. Bu iletişimi ne kadar halktan yana, halktan biri olarak işlerse yazan kişi o kadar kazanır. Yani bir yazar halka dokunabiliyor mu? Halkın duygusunu düşüncesini kendi öz benliği gibi hissedebiliyor mu? Önemli olan bence budur.


Yazar hiç bir zaman umutsuzluğa düşmemeli desem.

Yazar en katı karanlıkta bile çıra gibi yanmalıdır ki çevresine bir yararı dokunsun.


Yazı yazanlar sözün özgül ağırlığını kendi öz bilincinde besleyip büyütürler. Söylemek istedikleri her ne ise onu bu özgül ağırlık ile tartarlar ve sözlerine aktarırlar.


Çağdaş yazar yaşamın her evresinde, halk adına bedel ödemeyi kendisine görev sayar. Özgürlük denilen kutsalın aşığıdır. Kendi dünyasını halkın dünyasıyla özdeşleştirir.


Sözün son deminde bir kez daha düşüncemi yazayım. Bir kadın yazarsa, üstelik birde, toplum bazında öncülük rolünü üstlenmişse elbette yaşamından kesitler yazmak zorundadır.



Bu kendisi ve içinde yaşadığı toplum adına zorunludur. Bir kadın asla kendisini tek başına yazmaz, o temsil ettiği hem cinslerini hiç bir zaman kendisinden uzak görmez. Yazdığı her romanda, hikâyede, şiirde kendisi vardır ancak bir öncü olarak diğerlerini temsilendir.


Yazı yazmaya gönül vermiş onlarca kadın yazardan biridir. Songül Dündar, ben bu üç kitapta yazmak hırsıyla çarpan yüreğin daha çok güzel romanlar, hikâyeler yazacağına inanıyorum. Bu bağlamda yolun açık olsun diyorum hemşerim.


Orhan Bahçıvan