Nisan 2019
PSÇPCCP
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930 

"Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne de kaşı gözüdür. Kadını asıl güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakârlığı, karşılık beklemeden verdiği emeği, sınırsız sorumluluğu, toplumsal duyarlığı, barışçıl olması, engin anlayışı, sadakati, kalbini de katarak kullandığı aklı ve ana olma özelliğidir."

SONGÜL DÜNDAR

şoför aga kitap kapak resmi

Aşık Dündar

sound by Jbgmusic

İlgili Makaleler

savaşların kadını kitap kapak resmi

03
May
2017
“TÜRK GELDİ...”
songül Dündar tarafından yazıldı   

 

Y

“TÜRK GELDİ...”

SUNA VALİYEVA NELER NELER DEDİ...

 

Bir yazar düşünün Türk aşığı...

Özü Türk...

Sözü Türk...

Aklı Türk...

Fikri Türk...

Suna Valiyeva işte öyle bir yazardır.

Hangi kitabının kapağını kaldırsanız; Türk oğlu Türk görürsünüz .

Hangi kitabının sayfalarını açsanız; Türk kızı Türk görürsünüz.

Hangi dizelerine göz atsanız; Türk çocuğunu, Türk kadınını, Türk erkeğini, Türk yiğidini görürsünüz. Türk ozanını, Türk şairini, Türk yazarını görürsünüz...

Suna Valiyeva'yı görürsünüz...

“Türk'ün Gelişi” ondadır. Türk'ün gelişini anlatan şiirler ondadır.

Onundur Türk'ün Gelişini simgeleyen imgeler... Ve onundur “Türk'ün Gelişi” kitabı...

“Türk'ün Gelişi” adlı kitap, Suna Valiyeva'nın kitaplarından sadece bir tanesidir. Gazeteci Yazar, Sabir Şahtahtı'nın Önsözü'nü yazdığı kitabıdır. Sabir Şahtahtı'nın yazmış olduğu bu önsöz, “Türk'ün Gelişi” kitabı kadar güzel ve açıklayıcıdır. Bu önsöz; Daha okumaya başlamadan, kitabı tanıma şansını okuyucuya bahşeden bir yazıdır. Sabir Şahtahtı'nın önsözünde dikkat çekildiği gibi:

“Türk'ün Gelişi” kitabı, “Mensubu olduğu Türk halkının yüceliğini, zengin örf ve geleneklerini, Türk dilinin zenginliğini ve güzelliğini ustalıkla okurlarına iletmektedir.”

“Türk'ün Gelişi”, Suna Valiyeva'nın kitabının adı... O, 200 sayfayı aşkın ve her şeyi ile dolu dolu bir şiir kitabı... “Türk'ün Gelişi”, aynı zamanda kitaptaki bir şiirin adı...

Suna Aliyeva, bakın serbest vezinle yazmış olduğu o şiirinde ne kadar da güzel anlatıyor:

 

Türk'ün Gelişi

Tanrı dağlarından vardım

Gönderdiler ben de geldim

Gök bayrağım Yer gemimdi

Yol açtılar ben de geldim

 

Dünya Tanrı biçimdeydi

Hakk'ın nuru içindeydi

Büyük kimdi küçük neydi

Söylediler bildim geldim

 

Yol verildi göçe varam

Karanlığa nur aparam

Dünyayı Hakk'a çağıram

Elimde nur, ışık geldim

 

Verilen ne aldığım ne

Güven verdim güvenime

Çadırdan Dünya evine

Yol açtılar ben de geldim

 

İlkte sonum sonda ilkim

Tanrı aşkı Hak görküyüm

Gök'ten gelen Gök Türk'üyüm

Ben seçildim ben de geldim

 

Hak bendedir ben Hak'tayım

Yakındayım uzaktayım

Ölçüsüz vakit tahtındayım

Zamanla ölçüldüm geldim

 

İçimden bir yol ağardı

Her yer tanışdı doğmadı

Savalan var olan ağamdı

Seslendi bana ben geldim.

 

Suna VALİYEVA'nın kitaba adını veren bu şiirinin üzerine, başka söze gerek varmı? Her şey yerli yerincedir. Her yapıtaşı olması gerektiği yerdedir. Şiirde olması gereken her unsur, her bigi ustaca gülümsüyor okuyucusuna. Tarih, coğrafya, felsefe, tasavvuf ne arasanız var bu şiirde.  Türkçemizin güzelliği ise; şiirde bir güneş gibi parlıyor okuyucunun yüzüne.

Suna VALİYEVA'nın 2015 yılı çok verimli..  Şaire kişiliği ikiz kuzulamış... “”Türk'ün Gelişi” kitabı ile birlikte aynı yıl “Arazbarı” kitabı da okuyucuları ile buluşmuş.... 200 sayfayı aşkı “Arazbarı”kitabı da adını aynı isimli bir şiirden almıştır. Karabağ ormanlarında biten Harıbülbül bitkisinin kastedildiği “Arazbarı” bitkisi, Suna Valiyeva hanımın şiir kitabına isim olmuş. Gerek içerik bakımından, gerekse şiir örgüsü bakımından, oldukça doyurucu nitelik taşıyan şiirlerin tamamı, insanı ayrı dünyalara götürmektedir. “Arazbarı” kitabındaki şiirlerin tamamında; Yurt var, hasret var, vatan, bayrak var... Aile ve yaşam gerçekleri var.... İşte bu şiirlerden bir tanesi ve kitabın en sonunda yer alan, yaşam dolu bir şiir...

Yalnız Ağaç

Selam, yalnız ağaç bu boş kırlara

Sen nerden gelmişsin nasıl bitmişsin?

Neden yaka silkip dosttan yakından

Yurdundan yuvandan neden yitmişsin?

 

Güneş yaktıkça tenha göğsünü

Bir içim su verip bakanın nerde?

Sıcak mı soğuk mu titretmiş seni

Gördüm bürünmüşsün sise ayaza

 

Geldim dertleşelim iki dost gibi

Görüm kolun dalın sana destek mi?

Peki neden köklerin soğumuş senden

Seni yakanlar hiç haline yanmıyor?

 

Gördüm bu haline benzerlik hali

Benim ruhum yalnız senin kaderin

Benden incinmesin bacım kardeşim

Gelmişim derdimi sana söyleyim

 

Arka bileceğin dost bileceğin

Sevip beklediğin söyle, dé, var mı?

Kimseye açmam bu sırrın söyle

Ağaç da dil deyip hazin ağlar mı?

 

Gelmişim yanında sırdaşolmaya

Duralım el ele hem de dal dala

İçimi acıttı çektiğin dertler

Gelmişim yanında ağaçolmaya.

 

Suna VALİYEVA, durup dinlenmemiş, yazmış da yazmış... Şiirlere dökmüş doğayı... Dizelere dökmüş rüyayı.... Ve dizelere dökmüş Dünyayı... 2016 yılında “Dünya Görüş Yerimiz” adlı şiir kitabını çıkarmış Suna şairemiz. Yüz altmış sayfadan oluşan “Dünya Görüş Yerimiz” kitabı, Suna Aliyeva'nın “Edebi Gücü”nün mührüdür. Ben öyle gördüm. Söylemeden de edemeyeceğim. Suna VALİYEVA öyle bir edebi güçtür ki:

“SÖZ ÖLMEZSE BEN ÖLMEM” diyecek kadar filozof kişilikli ve böyle bir makro felsefeyi düşünce derinliklerinden çekip çıkaracak kadar söz Asenasdır Suna Aliyeva. “Dünya Görüş Yerimiz” adlı şiir kitabının en son şiirini okuyalım bana hak vereceksiniz.

 

Dünya Sökük Bir Çuvaldır

Sökük çuvalda taneyiz,

Düşeriz ovaya, dağa,

Tanrı yeşertir yeniden,

Sevinir değirmen ağa.

 

Şansımızı yazan varmış,

Çok isteyen azdan olmuş,

Yaşam elmasız masalmış,

Geldik masal dinlemeğe.

 

Ben kimim, kimim var burda,

Geldim neyi aramağa,

Dünya yollarda aynaymış,

Geldim çehreme bakmağa.

 

Neyin çarkı feleğiyim

Düşmüşüm belirsiz yola,

Bazen öz içimden geçip

Dönüp yol olurum yola.

 

Bu ev, bu yol çok tanıdık,

Yabancılar da yakınımmış.

Söz ararım söylenmemiş,

Evde barkta saklamaya.

 

Elim gökte, Hak önünde,

Duam içimden derinde,

İnsan şeytan biçiminde,

Düşmüş insandan uzağa.

 

Toprak dili, çiçek dili,

Arı dili, petek dili,

Sır içinde sırrın bini,

İzinim yok ki açmaya.

 

Bu ne ebemkuşağında,

Sevdası âşık başında,

Adem nefsin savaşında,

Yenildi melek olmağa.

 

İçimde söz, sözde benim,

“Ol”dan önceki sözdenim,

Söz ölmezse, ben ölemem,

Geldim sözle var olmağa.

Yüreğinize sağlık sevgili Suna VALİYEVA...

Suna VALİYEVA; her halde bir tek bu imgeyle bile dünya durdukça yaşayacaktır.

“SÖZ ÖLMEZSE BEN ÖLMEM”

Söz ölmezse sen ölmezsin Suna VALİYEVA...

Söz ölmeyecek, sen de ölmeyeceksin...

Söz, dünya durdukça hep var olacaktır...

Var olasın Azerbaycanlı  Suna VALİYEVA....

Başarılarının devamını diliyorum.

Songül Dündar

(Araştırmacı Yazar /Şair)

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile